Kişisel Site

Beyaz Bir Güvercin..

25 Ocak 2013 | Yazar: Durmuşoğlu | Henüz yorum yapılmamış | 1.437 Görüntülenme

basortusu_hakkinda‘’Yeter Artık Söz Milletin!’’

Teşekkürler Memur-Sen.. 10 milyon imza ile milyonlarca gözyaşının dinmesini dileyerek yazıma başlamak istiyorum. Bu konu ile başlıyor olmak siz ‘’derindefter’’ takipçileriyle buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum ve bana bu fırsatı veren değerli sayfa sahiplerine teşekkürü bir borç biliyorum.
Selamunaleykum,
Kanayan yaraya dur denecek günleride gördük sonunda. Bir söz var şuana kadar bilmekten dolayı canımı yakan ‘’fahişelerin bile örgütlenme hakkı olan bu ülkede Müslümanların örgütlenmeye hakkı yoktur.’’ diye.
Keser döndü sap döndü çok şükür hesap döndü. Artık adalet, özgürlük, eşitlik ve insan hakları kavramları belli bir zümre için kullanılmıyor. En azından herkes herkesim söz söyleme ve fikrini beyan etme hakkını kendinde görüyor. İstesekte istemesekde artık birbirimize saygı göstermeyi ‘’sindire-sindire’’ öğreniyoruz.
Yıl 2013 oldu ve bazı şeyler değişmeye başladı. Önce üniversitelerde başörtüsü serbest bırakıldı şimdi de bir memur sendikası olan Memur-Sen’in başlattığı kampanyayla kamuda başörtüsü özgür bırakılacak inşallah.

İnsanları yasakladıkça aslında kutuplaştırıyoruz birbirine düşman, sevgisiz, saygısız ve hoşgörüsüz değişik garip varlıklara dönüştürüyoruz. Bir taraf üzülürken diğer taraf onun üzüntüsünden kendine pay çıkarıp bundan mutlu olup, haz duyuyor olmasını akıl ve mantığında bunu kabul etmesi düşünülemez diye düşünürken maalesef var olan bu durum karşısında şaşkınlığımı gizleyemiyorum.
Siz hiç düşündünüz mü?  Başörtüsü neden takılır? “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir” (el-Ahzâb, 33/59) işte bundan daha büyük bir neden yoktur! Dünya’yı yaratan Rab kendi kelamı olan kitabında bunu söylemişken biz neyin tartışmasını yapıyor Allah’ın yasağı karşısında kendimiz tam tersi bir yasak koyarak tabiri caizse kim ile aşık atmaya çalıştığımızı zannediyoruz bu düpedüz şirk koşmak değil mi?
Peki ya hiç düşündük mü? Bir kardeşimiz aynı topraklar üzerinde yaşadığımız aynı değerler için var olduğumuz aynı değerler için öleceğimiz bir başörtülü kardeşimizi düşünelim şimdi. Farz edelim ki eşi vefat etti ve çalışmak zorunda, Devlete çalışmak için giriyor. Bu ablamızın ilk yapması gereken şey ne sizce? Evet, başını açmak! Peki o ablamızın siz hiç yolda başı açık yürürken nasıl utandığını nasıl başını yerden kaldıramadığını hiç düşündünüz mü?

Bu ülke artık değişmek dönüşmek yıllar ilerledikçe çağdaşlık kisvesi altında konulan bu tip saçma yasaklardan uzaklaşmalıdır. Biz zaman geçtikçe geriliyorduk şimdiye dek. Bırakın insanları özgür olsunlar kim ne isterse giysin kim nasıl yaşamak isterse yaşasın kendi kafamızda ki değerlerimiz için, belirlediğimiz doğrularımızı başkalarına dayatmaktan artık vazgeçelim. Hoşgörü, sevgi ve saygı kelimelerini kelime olmaktan çıkarıp hayatımıza aksettirmeye başladığımız zaman her şey inanın daha güzel olacak.
Üniversitelerimizde serbest ettik ve gördük ki bilime engel olmadı. Şimdi sıra kamu kurum ve kuruluşlarında. Göreceğiz ki başörtüsü kimseye herhangi bir engel teşkil etmeyecek. Daha müreffeh daha yaşanılabilir bir Türkiye için yasakları tamamıyla kaldırmak lazım. Kardeşçe yaşamayı öğrendiğimizde hiçbir problem kalmayacağına inanalım.
Ve son söz olarak diyorum ki..
Gerçekten ‘’Egemenlik kayıtsız şartsız milletin’’se’’ yeter artık söz ayrım yapmaksızın gerçek sahibi olan milletin..

Benzer Yazılar

PKK mı IŞİD mi? 1- PKK’nın toplam 5 bin kadar silahlı teröristi var ve bu sayıya 40 yılda ulaştı. Oysa IŞİD, 2 yılda en az 50 bin silahlı militan elde edebildi. 2- PKK silahlarını Batılı devletlerden aldı. IŞİD silahlarını Irak ve Suriye Ordusu’na saldırarak kendisi ele geçirdi. 3- PKK parasını Bat...
İnsana olan yatırımın en iyi yatırım olduğu bilincinde kendini milletin çıkarlarına ve devletin bekasına adamış genç diplomatlar yetişiyor. Bilgili, donanımlı, duruş sahibi ve insan temelinde birleşmiş gençler ülkemizin her yanında günden güne artıyor. İnsan yetiştirme konusunda ülkemizin gençlerine adeta bi...
  Bir SOMyA üstünde Bin unut yeşersin diye Kömür karası umutlarını Isıtan bir baba Ölmeden mezarda yaşamın Hayata dibinden tutunmanın Aydınlık görmeden yaşamanın Evladımın SOMyA'sının üstüne Rahat bir döşek koyayım Umutlarını kömürle ısıtayım demenin adıdır SOMA İçi...

Yorumlar