Kişisel Site

Bir Yolculuk Hikayesi: Düğümlere Üfleyen Kadınlar

21 Şubat 2013 | Yazar: Semih Samyürek | Henüz yorum yapılmamış | 1.791 Görüntülenme

Dugumlere-ufleyen-Kadinla_159136_1

Ece Temelkuran’ın son romanı ”düğümlere üfleyen kadınlar”ı bir solukta okudum. Sizlerle de maceramı paylaşmadan duramayacağım için de hemen yazmaya koyuldum. Öncelikle akıllarınıza gelen ilk soruyu cevaplandırayım. Evet, kitap çok güzeldi. Ancak tabi ki değerlendirmem bununla bitmeyecek.

Ece Temelkuran, kendine has anlatım tarzıyla beni büyüledi. Eğer kitabı elinize alırsanız siz de farkedeceksiniz ki, her bölümde hikayeyi ortadan alıyor, sonra başa dönüp kaldığı yere getiriyor ve o bölümü tamamlıyor. Kitap baştan sonra bu teknikle yazılmış. Bu tekniğin en önemli özelliği ise okuyucuda merak uyandırması ve hikaye üzerine daha çok tahminde bulunarak kafasının dağılmasının önlenmesi. Üzerinde büyük bir titizlikle durulduğu belli.

Tekniğin dışında, Ece Temelkuran’da şunu gördüm, yarattığı büyük karakterler sırıtmamız. Yani anlayacağınız, Temelkuran Hanım, benim adıma ülkemizin büyük bir romancılarından biri olma sıfatını bu kitapla hak etmiş bulunuyor. Çünkü bir hikaye yazmamın en zor taraflarından biri, oluşturulan karakterlerin hikayenin içinde nasıl durduğudur. Örnek olarak; film çeken bir yönetmen, karakterin durumunu biraz da oyuncuya paslar, bu yükten kurtulur. Ancak yazarın böyle bir şansı yoktur. Çünkü o karakterleri yaratan da yaşatan da yazardır. Yazar, yarattığı karakteri romanın içine öyle bir yerleştirebilmeli ki, o karakter artık o hikayenin içinde kendi kaderini çizebilsin. İşte Ece Temelkuran, bu zorluğu aşmayı başarmış ve yarattığı karakterlerin kendi kaderlerini çizmesine izin vermiş.

Romanla ilgili bir diğer husus da, Hikayenin kendisi. Hikaye tamamıyla Ortadoğu’da geçiyor. Arap Baharı’nın tam ortasında. Üstüne üstlük bu roman bir yol hikayesi. Yani Tunus’tan Beyrut’a (aradaki Libya ve Mısır da dahil) bir Ortadoğu yolculuğun çıkıyoruz 4 kadınla birlikte. Bu 4 kadının da ayrı hikayeleri var. Buluştukları ortak nokta ise kaderlerini çizerken yaşadıkları zorluklar. Ne demek istediğimi kitabı okursanız anlayacaksınız elbette. Daha fazlasını anlatırsam büyüyü bozabilirim.

Kitabın odaklandığı ana noktadan bahsetmemiz ise oldukça zor. Bunun nedeni; kitabın ana konusunun anlaşılamaması değil; kitabın aslında birden fazla ana konusunun olması. Roman, ilk bakışta dört kadının kaderlerine odaklanıyor gibi görünse de aslında Ortadoğu’ya, Arap Baharına ve kadın erkek ilişkisine de odaklanıyor. İçinde bir sürü konu olan ve bu konuların hepsinin ilgimi çektiği bir roman olmuş Düğümlere Üfleyen Kadınlar. Ne kadar taze olsa da “tarihsel roman” diyebileceğimiz bir kitap aynı zamanda. Yazar belki dikkatleri dört kadının kaderlerine çekmek istemiş ancak benim düşüncem, bu kadınların kaderleri kesinlikle Ortadoğu’da yaşanan Arap Baharı’ndan geçiyor. İşte bu iç içe geçmiş karmaşık gibi görünen konuları olabilecek en iyi şekilde düzenlemiş Ece Temelkuran.

Son olarak; eğer kitabı okumayı aklınızdan bir kez bile geçirdiyseniz ikinciye düşünmezine gerek yok, alın ve okuyun. Ben kitabı gerçekten çok beğendim ve son zamanlarda okuduğum en iyi Türkçe romandı diyebilirim.

Benzer Yazılar

Şair Hasan Sancak 4 Samsun Şiir Kitabına Destekçi Arıyor!.. Alaçamlı Halk Şairi, Reklâm Yazarı, Eğitimci, Gazeteci Hasan Sancak (57) Samsun’u bütün yönleriyle tanıttığı dört tane şiir kitabı için belediye başkanları, iş adamları ve milli kültüre destek olmak isteyenlerden ilgi ve destek bekliyor. Konu ...

Yorumlar